Geleneksel icrada süsleme bir fazlalık değil, ezginin söyleniş biçimidir ve tavrın büyük bölümünü taşır. Süslemesiz çalınan bir halay ezgisi doğru ama yöresiz duyulur.
En temel süsleme çarpmadır. Ana sesten önce komşu bir ses çok kısa süreyle duyurulur.
Çarpma yalnız parmakla yapılır; üfleme kesilmez ve basınç değişmez.
İkinci yaygın süsleme gruptur. Ana sesin çevresinde iki üç ses kısa sürede dolaşır ve ana sese döner.
Üçüncüsü tril benzeri tekrar hareketidir; iki komşu perde arasında düzenli gidiş geliş yapılır.
Zurnada bu süslemeler yüksek şiddette çalındığı için çok belirgin duyulur ve ölçülü kullanılır. Aşırı süsleme ise ezginin çizgisini gölgeler ve icra dağınık hâle gelir.
Her yöre kendi süsleme alışkanlığını taşır. Aynı ezgi iki yörede farklı süslemelerle çalınır.
Süslemenin yeri partisyona ya da deftere işaretlenir; işaretlenmediğinde her çalışmada başka yere konur.
Öğrenme dinleyerek yürür. Usta bir icracının kaydı yavaşlatılarak dinlendiğinde süslemenin yeri belirginleşir.
Başlangıçta ezgi süslemesiz çalışılır; süsleme ancak ezgi oturduktan sonra eklenir. Derslerimizde süsleme çalışması yöre seçimiyle birlikte ele alınır ve dinleme ağırlıklı ilerler.